6 Nisan 2014 Pazar

SAĞLIKSIZ KİLO ALIMI UYKU APNESİNE NEDEN OLUYOR

Türkiye'de 1,5 milyon uyku apneli hasta olduğunu biliyormusunuz. Uyku apnesi dediğimiz şey uykuda solunum bozukluğu demektir. Yani kişilerde gecede defalarca 10'larca, 100'lerce kez en az 10 saniye ve daha fazla olmak üzere uykuda solunum durması demektir. Bu hastalık etrafımıza baktığımız zaman çok fazla olan hastalıktır. Astım ve şeker hastalığından daha aşağıda değildir. Türkiye nüfusuna bakacak olursak 70 milyon insanda yüzde 2 gibi bir oran bile deseniz en az 1,5 milyon hastamız var ve bunlara ulaşmamız çok zor. Uyku laboratuarlarında ancak bunun tanısı konulabiliyor. Ülkemizde her ne kadar Avrupa'dan fazla uyku laboratuarımız olsa bile ama buradaki yatak sayısı ile bunlara ulaşmamız mümkün değil. Belki 80 yılda bu hastalara ulaşabilip tedavilerini verebiliyorsunuz. Dolayısıyla tarama testleri ön planda olmak zorunda. Yani herkese uyku testi yapılmasın. Özellikle riskli olan hasta grubuna uyku testi yapılsın' dedi.

D VE E SINIFI ŞOFÖRLERE POLİSOMNOGRAFİK TESTİ UYGULANMALI

D ve E sınıfı ehliyete sahip olan uzun yol şoförlerinde uyku testi dediğimiz polisomnografik testinin mutlaka yapılması gerekli. Trafik kazaları buradan yola çıkılarak bir kanun yapılmış. 2006 yılında trafik kanununda 26301 sayılı kanun gereğince D ve E sınıfı ehliyete sahip olan ve olacak uzun yol şoförlerinde uyku testi dediğimiz polisomnografik testinin mutlaka yapılması gerekiyor. Bu kişiler yüksek riske sahiplerse, mesleklerini icra edemezler. Özellikle pilotlarda sayılarının az olmasından dolayı zaten uygulanıyor. Hiçbir hava yolu pilotuna uyku testi uygulamadan işe almıyor. Bunun uzun yol şoförlerinde de olması için güzel bir kanunumuz var. 45 yaş üstü ve beden kitle endeksi 25'in üzerinde olan aday ve mevcut olan kişiler uyku testiyle hasta olup olmadıklarının belirlenmesi gerekiyor. Hastaysa bunun tedavisi var. Eğer kişi tedavisini alıyorsa mesleğini icra etmesinde hiçbir engel yok. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Tedavisini almıyorsa ve buna rağmen mesleğini icra ediyorsa toplumsal bir risk sahibi demektir. Dünyada da bu çok güzel tespit edilmiş. Challenger kazaları gibi kazalar uyku bozukluğundan kaynaklanan kazalardır. Dolayısıyla uzun yol şoförlerinde görüyoruz işte sabaha karşı özellikle uyku ataklarının ortaya çıkması ve kişi bir kişi ama 45 kişinin hayatını taşıyor' diye konuştu.

"YAPILAN TESTTE 85 ŞOFÖRDEN 46'SI UYKU APNESİ HASTASI"
85 kişi üzerinde yapılan uyku testinde 46 kişi bu hastalığa sahip ,uyku apnesinin kilolu kişilerde görülme olasılığı daha fazla. Bu konuda 2 yıl önce kendi hastanemde yapılan bir çalışmam vardı uzun yol şoförlerinde. Aktif iki tane firmanın şoförleriydi bunlar. 85 şoföre uyku testi yaptık. 85 şoförün 46 tanesinde biz hastalığı hafif, orta, ağır diye 3'e ayırırız. Orta ve ağır dediğimiz yani ileri grup uyku apne sendromunun olduğunu tespit ettik. 85 kişide 46, yüzde 54'e tekabül ediyor. Bu tamamen spot aldığımız ve Türkiye'nin en iyi 5 tane turizm firmasının şoförleriydi. Bunlar daha seçme şoförler. Dolayısıyla gerisini siz düşünün. Bir anlamda da dünyada bu sıklık yüzde 2-4 arasındadır. Tabi bu kişilerin yaş ve cinsiyet grupları da çok etkili. 40 yaş üzerindeki erkeklerde bu sıklık çok daha fazla. Genel anlamda kilolu kişiler bunlar. Şoförlerin de çoğu inmobil dediğimiz yani hareketsiz olmaları sebebiyle fazla kiloya sahipler. Dolayısıyla uyku apnesi bu kişilerde biraz daha fazla durumda' şeklinde konuştu.

SAĞLIKSIZ KİLO ALMA UYKU APNESİNE NEDEN OLUYOR

Hastalık aynı göz bozukluğu gibi bir şey. Gözünüz bozuksa siz onun önlemini alamazsınız. Dolayısıyla biz şuan hastalığın olup olmadığını aslında bir çeşit halk hastalığı işlemi yapıyoruz. Bunu bir takım anketlerle de belirleyebilirsiniz. Basit 5-6 soruyla bu hastalığın var olduğunu tespit edebilirsiniz. Ne olabilir? Buradaki en önemli önleyicilik sağlıksız kilo alma. Özellikle göbek çevresinin genişlemesi, boyun çevresinin kalınlaşması bu hastalığın sıklığını arttırmakta. Yani kilo ile birebir bağlantısı var. Kilo aldıkça hastalığınız ağırlaşıyor. Hastalığınız ağırlaştıkça da kilo alıyorsunuz. Kişi istese de kilolarını kolay kolay veremiyor. Hastalığın altında yatan bir tek sebep yok belki 30-40 nedeni alt alta sıralayabiliriz. Ama bunlar hep hastalığa katkı sağlayan durumlar. Direkt önleyicilik erken tanıyla konulabilir.

5 Nisan 2014 Cumartesi

KANSIZLIĞA EN İYİ ÇARE PEKMEZ



Ülkemiz üzüm üretimi bakımından Avrupa'da önemli merkezlerden biridir. Üretilen üzümün yüzde 25'i taze meyve olarak, yüzde 35'i kurutularak, yüzde 3'ü şarap yapımında ve yüzde 37'si de pekmez ve pestil üretimi için kullanılıyor. Pekmez, Anadolu'da sıklıkla tüketilmesine rağmen, şehir hayatında unutulan yiyeceklerimizden biri konumuna gelmiştir. Pekmez; içerdiği organik asitler, mineral ve vitaminler açısından zengin örüntüsü nedeniyle çocuklar, hamile anneler ve yaşlılık dönemindekiler için önemli yiyecekler arasında değerini korumaktadır. İçerdiği yüksek kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, magnezyum, bakır, çinko ve demir mineralleri nedeniyle, risk gruplarında bunların eksikliğini önlemek açısından önemli bir yere sahiptir.

İLAÇ KADAR ETKİLİ 
Ülkemizde pekmez üzerine yapılmış üç önemli araştırma vardır. Bu araştırmalar, mineral içeriği oldukça yüksek olan pekmezin sağlık üzerine olumlu etkisini laboratuvar sonuçları ile destekleyerek bizlere aktarmıştır. İlki, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde yapılmıştır. Demir eksikliği anemisi tespit edilen okul çağı çocuklarının beslenmelerine kahvaltı ve akşam yemeğinden sonra birer yemek kaşığı pekmezi eklediklerinde, anemi hastalıklarının düzeldiği gözlenmiştir. Çünkü pekmezin hem biyoyararlılığı yüksek, hem de oldukça fazla miktarda demir minerali içeriyor. Bu da çocukların demir ilacı kullanmadan hastalıklarının düzelmesine olanak sağlıyor. Diğer araştırma ise, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Bölümü'nde anemisi olan hamile kadınların beslenme listelerine bir yemek kaşığı pekmez eklenmiştir. Kan sayımlarında hemoglobin ve hematokrit düzeylerinde yüzde 20 artış oluşturarak bu riskli dönemde demir depolarının boşalması engellenmiştir. 

FOSFOR MİKTARI YÜKSEK 
Üçüncü çalışma ise, anemi dışında yapılmış pilot bir araştırmadır. Süt ve süt ürünlerini az tüketen gençlerin beslenmelerine günde üç yemek kaşığı pekmez eklenerek, kemik sağlığı gelişimleri değerlendirilmiştir. Süt ve bitkisel kaynaklı kalsiyum içeren tahıllar, kurubaklagillerde fosfor miktarı, kalsiyum miktarından 4-10 kat fazla iken, et ve yumurtada 15-20 kat daha yüksek orandadır. Diyetin kalsiyum, fosfor oranının dengeli olması, kemik mineral yoğunluğu üzerinde oldukça önemlidir. Pekmezin kalsiyum miktarı, fosfor miktarının 2-3 katı kadardır. Bu nedenle pekmez (birçok kalsiyum içeren besine göre) kemik mineral yoğunluğunun artmasında yararlı bir etkiye de sahiptir. Pekmez, kemik sağlığı ve anemi gibi ciddi hastalıklardan koruyucu, hatta tedavi edici etkisi nedeniyle yılın her günü düzenli olarak yenilmelidir. Pekmezi taze meyvelerle harmanlayabilir, tahin ile kahvaltıda tüketebilir ve en çokda yoğurdunuzu tatlandırarak rahatlıkla kullanabilirsiniz. Çocuklara günde iki yemek kaşığı, hamileler ve erkeklere bir yemek kaşığı, zayıflama diyeti uygulayanlara ve yaşlılara bir tatlı kaşığı pekmez yemelerini öneririm.

SAĞLIĞINIZI KORUYAN İKSİR
Baharın gelmesiyle beraber vücudun yenilenmesi, yani toksinlerinden arındırılması, sağlığınızı iyi yönde geliştirmek için oldukça önemlidir. Bu hafta karaciğerde detoks enzimlerinizin yüksek performansta çalışmasını sağlayıp, zararlı maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştıracak özel bir tarif. Bu özel detoks içeceğini, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında birer haftalık kürler halinde her sabah uyandığınızda uygulamalısınız.

MALZEMELER
 1 adet taze enginar
 2 yemek kaşığı taze dereotu
 1 adet yeşil elma
 10 yaprak taze fesleğen
 Çeyrek misket limonu

YAPILIŞI
Katı meyve sıkacağında taze enginar, dereotu, fesleğen ve elmayı beraberce çekin. Çıkan büyük bardak taze sebze-meyve suyu karışımına misket limonunu sıkın.

SABAH GÜNEŞİ KİLO VERDİRİR



Yaz aylarının yaklaştığı şu günlerde insanların çoğunu şimdiden kilo verme telaşı ve tatil heyecanı sardı. Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre hem tatil yapıp, hem de aynı zamanda zayıflayabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken ise sabah saatlerinde güneşlenmek. Araştırmayı yürüten uzmanlar şöyle konuştu: "Bir kişi günün uygun zamanında yeterli güneş ışığı alırsa metabolizması hızlanır. Bu da kilo vermesine yardımcı olur."